Kronik Sinüzit
Burun boşluklarını çevreleyen hava dolu boşluklarda 12 haftadan uzun süren iltihaplanma; tıkanıklık ve yüz ağrısıyla seyreder.
Kronik sinüzit, paranazal sinüsleri döşeyen mukozanın 12 haftadan uzun süren inflamasyon ve enfeksiyonudur. Dünyada en sık görülen kronik hastalıklardan biri olup yaşam kalitesini belirgin biçimde bozar; yılda yaklaşık 30 milyon erişkin etkilenmektedir.
Akut sinüzit atakları çoğunlukla viral üst solunum yolu enfeksiyonlarından sonra gelişir. Altta yatan anatomik sorunlar (septal deviasyon, nazal polip, konka hipertrofisi), alerjik zemin ve gastroözofageal reflü kronikleşmeyi kolaylaştırır. İmmün yetmezlik, kistik fibrozis ve primer siliyer diskinezi nadir ama önemli zemin hazırlayıcı faktörlerdir.
Burun tıkanıklığı, burundan ya da boğaza doğru koyu renkli mukopürülan akıntı, yüzde baskı veya ağrı (özellikle öne eğilince artan), koku alma bozukluğu ve kronik yorgunluk başlıca belirtilerdir. Baş ağrısı, kulak dolgunluğu, boğaz taşması ve ses kısıklığı eşlik edebilir. Nazal polipozis olgularında koku kaybı ve bilateral tıkanıklık ön plandadır; bu durum aspirin entoleransı ve astım ile birliktelik gösterebilir (Samter üçlüsü).
Tanıda nazal endoskopi ve paranazal sinüs BT'si standart yöntemlerdir; BT mukozal kalınlaşma, sıvı dolumu ve anatomik varyasyonları gösterir. Alerji testleri ve immünolojik değerlendirme altta yatan nedenleri aydınlatmaya yardımcı olur. Kültür antibiogram tedavi kararında yol gösterici olabilir.
Tedavide tuzlu su irrigasyonları, topikal kortikosteroidler ve alerjik zeminde immünoterapi konservatif yaklaşımı oluşturur. Sistemik kortikosteroidler ve antibiyotik kürleri akut alevlenmelerde kullanılır. Konservatif tedaviye dirençli ve anatomik obstrüksiyon varlığında fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi sinüs ostiumlarını açar, polipler çıkarılır ve mukoza iyileşmesine ortam hazırlanır. Biyolojik ajanlar (dupilumab) ağır eozinofılik sinüzit ve nazal polipoziste yeni tedavi seçeneği olarak ön plana çıkmaktadır.
Hastalığın tanı ve tedavisinde multidisipliner yaklaşım büyük önem taşır; uzman hekim değerlendirmesi, uygun görüntüleme ve gerektiğinde biyopsi ile kesin tanı konulduktan sonra hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve hastalığın evresi dikkate alınarak bireyselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturulur. Erken tanı ve zamanında müdahale komplikasyonları önlemede ve tedavi başarısını artırmada kritik rol oynar. Tedavi sonrası düzenli takip nüks ya da komplikasyon gelişiminin erken saptanması için zorunludur; hastanın tedaviye uyumu ve yaşam tarzı değişikliklerine katkısı uzun vadeli sonuçları doğrudan belirler.
Hastalığın tanı ve tedavisinde multidisipliner yaklaşım büyük önem taşır; uzman hekim değerlendirmesi, uygun görüntüleme ve gerektiğinde biyopsi ile kesin tanı konulduktan sonra hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve hastalığın evresi dikkate alınarak bireyselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturulur. Erken tanı ve zamanında müdahale komplikasyonları önlemede ve tedavi başarısını artırmada kritik rol oynar. Tedavi sonrası düzenli takip nüks ya da komplikasyon gelişiminin erken saptanması için zorunludur; hastanın tedaviye uyumu ve yaşam tarzı değişikliklerine katkısı uzun vadeli sonuçları doğrudan belirler.