Ortopedi ve Travmatoloji

Diz Osteoartriti

Diz ekleminde kıkırdak yıpranmasıyla oluşan, ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açan en yaygın eklem hastalığı.

Diz osteoartriti, diz eklemindeki hyalin kıkırdağın zamanla aşınması ve bozunmasıyla kemik yüzeylerinin birbirine temas ettiği kronik dejeneratif eklem hastalığıdır. 65 yaş üstü popülasyonun yaklaşık yüzde 30'unu etkileyen osteoartrit, dünyada en yaygın eklem hastalığı ve en önemli fonksiyon kaybı nedenlerinden biridir.

Primer osteoartrit yaşlanma ve genetik yatkınlığa bağlıdır; sekonder osteoartrit travma, inflamatuvar eklem hastalıkları, obezite ve mesleğe bağlı aşırı yüklenme sonucu gelişir. Kadınlarda erkeklerden daha sık görülür; obezite her 5 kg fazla kilo için riski yaklaşık iki kat artırır. Daha önce geçirilmiş diz yaralanmaları erken osteoartrit gelişimini hızlandırır.

Kıkırdak yıpranmasıyla subkondral kemik yüzeye çıkar; kemik çıkıntıları oluşur, eklem kapsülü kalınlaşır ve sinoviyal inflamasyon tabloya eklenir. Harekete başlarken ya da merdiven inerken belirginleşen ağrı, sabah tutukluğu, eklem şişliği, krepitasyon ve hareket kısıtlılığı başlıca klinik bulgulardır. İleri evrede istirahat ağrısı ve gece ağrısı eklenir; dizde varus ya da valgus deformitesi gelişebilir.

Tanı klinik muayene ve ayakta yük altı grafisiyle konur; MRI kıkırdak ve menisküs durumunu değerlendirir. Tedavinin ilk basamağını egzersiz, kilo kaybı ve uygun ayakkabı oluşturur. Analjezikler, NSAİİ'ler ve intraartküler enjeksiyonlar semptomları yönetir. Konservatif tedaviyle kontrol sağlanamayan ileri vakalarda total diz artroplastisi uzun dönem başarı ve yaşam kalitesi sağlar; modern implantların kullanım ömrü 15-25 yıla ulaşmaktadır.

Hastalığın tanı ve tedavisinde multidisipliner yaklaşım büyük önem taşır; uzman hekim değerlendirmesi, uygun görüntüleme ve gerektiğinde biyopsi ile kesin tanı konulduktan sonra hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve hastalığın evresi dikkate alınarak bireyselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturulur. Erken tanı ve zamanında müdahale komplikasyonları önlemede ve tedavi başarısını artırmada kritik rol oynar. Tedavi sonrası düzenli takip nüks ya da komplikasyon gelişiminin erken saptanması için zorunludur; hastanın tedaviye uyumu ve yaşam tarzı değişikliklerine katkısı uzun vadeli sonuçları doğrudan belirler.

Hastalığın tanı ve tedavisinde multidisipliner yaklaşım büyük önem taşır; uzman hekim değerlendirmesi, uygun görüntüleme ve gerektiğinde biyopsi ile kesin tanı konulduktan sonra hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve hastalığın evresi dikkate alınarak bireyselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturulur. Erken tanı ve zamanında müdahale komplikasyonları önlemede ve tedavi başarısını artırmada kritik rol oynar. Tedavi sonrası düzenli takip nüks ya da komplikasyon gelişiminin erken saptanması için zorunludur; hastanın tedaviye uyumu ve yaşam tarzı değişikliklerine katkısı uzun vadeli sonuçları doğrudan belirler.