Akciğer Kanseri
Akciğer dokusundan kaynaklanan, dünyada en fazla kansere bağlı ölüme neden olan tümör; sigara başlıca risk faktörüdür.
Akciğer kanseri, bronş epiteli ve akciğer parankiminden kaynaklanan ve dünyada kansere bağlı ölümlerde birinci sıraya yerleşen malign tümördür. Sigara kullanımı vakaların yüzde 85-90'ından sorumludur; pasif sigara maruziyeti de bağımsız risk faktörüdür.
Akciğer kanserleri küçük hücreli ve küçük hücre dışı olmak üzere iki ana grupta incelenir. Küçük hücre dışı akciğer kanseri vakaların yüzde 85'ini oluşturur; adenokarsinom (en sık), skuamöz hücreli karsinom alt tipleri başlıcalarıdır. Küçük hücreli tip son derece agresif seyirlidir ve kısa sürede metastaz yapar. Hiç sigara içmeyenlerde EGFR, ALK gibi sürücü mutasyonları daha sık saptanmaktadır.
Kronik öksürük, hemoptizi, tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları, nefes darlığı ve kilo kaybı başlıca semptomlardır. Horner sendromu, superior vena cava sendromu ve paraneoplastik belirtiler özel klinik tablolar oluşturur. Düşük doz toraks BT ile yüksek riskli bireylerde yıllık tarama hayat kurtarıcıdır.
Tanıda bronkoskopi-biyopsi ve BT rehberliğinde iğne biyopsisi kullanılır. Evrelemede PET-BT ve mediastinal evreleme önem taşır. Moleküler testler tedavi seçimini yönlendirir; EGFR mutasyonlarında hedefli tedaviler belirgin sağkalım avantajı sunar. PD-L1 ekspresyonunda immünoterapi tek başına ya da kemoterapi ile kombinasyon olarak uygulanır. Erken evreli küçük hücre dışı kanserde VATS lobektomi küratif; ileri evrede çok modlu yaklaşım prognozda belirleyicidir.
Hastalığın tanı ve tedavisinde multidisipliner yaklaşım büyük önem taşır; uzman hekim değerlendirmesi, uygun görüntüleme ve gerektiğinde biyopsi ile kesin tanı konulduktan sonra hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve hastalığın evresi dikkate alınarak bireyselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturulur. Erken tanı ve zamanında müdahale komplikasyonları önlemede ve tedavi başarısını artırmada kritik rol oynar. Tedavi sonrası düzenli takip nüks ya da komplikasyon gelişiminin erken saptanması için zorunludur; hastanın tedaviye uyumu ve yaşam tarzı değişikliklerine katkısı uzun vadeli sonuçları doğrudan belirler.
Hastalığın tanı ve tedavisinde multidisipliner yaklaşım büyük önem taşır; uzman hekim değerlendirmesi, uygun görüntüleme ve gerektiğinde biyopsi ile kesin tanı konulduktan sonra hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve hastalığın evresi dikkate alınarak bireyselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturulur. Erken tanı ve zamanında müdahale komplikasyonları önlemede ve tedavi başarısını artırmada kritik rol oynar. Tedavi sonrası düzenli takip nüks ya da komplikasyon gelişiminin erken saptanması için zorunludur; hastanın tedaviye uyumu ve yaşam tarzı değişikliklerine katkısı uzun vadeli sonuçları doğrudan belirler.